Usuldan bir türkü dökülür dudaklarımdan, inerken güneş dağların ardına. Göğsümün sol yanında bir sızı başlar inceden, "vakit geldi" diyerek. Gözlerim takılı kalır kıvrılıp giden yola.
Yol! Durduğum yerden bir şekilde bir ucu ulaşır sana. Sen yolun diğer ucunda. En acı tarafı da budur aslında; yolun diğer ucu... Gel gelelim dilin dediği kadar kolay değil yolun öbür ucu. Epey bir ömür eritmek lazımdır varabilmek için; bir o kadar da eritmek, bu uçta kalabilmek için.
Uzadıkça uzar dilimde türküler. Onların ateşiyle kıvılcımlanır, harlanır içimdeki hasret. Bir tarafım mecburluk, diğer yanım gurbet... Daha niceleri var benim gibi elbet. Niceleri yanık türküler söylüyor hasret akşamlarında.
Lâkin, herkesin derdi kendine büyük. Hep içimdesin yâr, her ne kadar yolun öbür ucunda kalsan da.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder